İNCİL’İN İÇİNDE PARA VERİYOR MUYUZ?

Yazar: İlyas Uyar
Okuma Süresi: 3 Dakika

Bu durumun varlığına inanıyorsanız ve cevabının “evet” olduğunu düşünüyorsanız muhtemelen kandırıldınız veya kandırıldığınızdan haberiniz yok. Sorunun kendisi saçma olduğu gibi bu sorunun cevabının evet olması da mümkün değildir. İncil’in içerisinde para veremeyiz çünkü İncil bizim kutsal kitabımızdır, ayrıca kimseye para da vermiyoruz; ne İncil’in içinde ne de dışında. Ne yazık ki bu yalana inanıp kilisemize gelen, para isteyen ya da sosyal medya hesaplarımıza yazıp para isteyen kişiler oluyor.

Hakkımızda söylenmiş yalanların arasında en aşağılayıcı olanı budur. O zaman neden bu soru var? İnsanlar bizim “kendi dinimizi, kutsal saydığımız değerleri aşağılayarak satacak kadar hain” olduğumuzu düşündürmek istiyorlar. Yalnız insanlar bu yalana inanıp aşağılık olarak düşündükleri bizlerden para istemeye geliyorlar.  Bu durumda kendini aşağı kılan bizler değil, bu yalana inanıp, olmayan bir parayı almak için kendi inançlarından vazgeçen insanlar olmaz mı, bunu sormak gerekir. Ahlaki olarak kendi dinini para karşılığı satan bir adamdan o dini satın alan kişi de o ahlaksızlığa ortak olur.

 

Biz Hristiyanlar öyle bir ahlaksızlık yapmadık, yapmayız. Tanrı sözüne kutsal olarak yaklaşan kimse bu eylemi gerçekleştirmez.

 

Kiliselerimiz zengin değildir. Cemaat kendi kazançlarının belli bir kısmını kilisenin işleri için ondalık olarak verir ve kilise bu şekilde maddi olarak kendini ayakta tutar. Etrafımızdaki ihtiyaç içindeki insanlara da kendi topladığımız yardımlarile el uzatırız. Kendi inancımızı da parayla satın almadık, hatta Kutsal Kitap kendisi Tanrı sözünün bedelsiz verildiğini söyler.

“İnsanlar İsa Mesih’te olan kurtuluşla, Tanrı’nın lütfuyla, karşılıksız olarak aklanırlar.” (Romalılar 3:24)

RAB diyor ki, “Karşılıksız satılmıştınız, Parasız kurtulacaksınız.” (Yeşaya 52:3)

Her iki ayette de Tanrı’nın kendi lütfunu para almadan, karşılıksız verdiğini söyler ki paralı olsaydı acaba ödeyebilecek kadar zengin olan var mıdır? Bu ayetlerden yola çıkarak Kutsal Kitap insanlara Tanrı’nın sözünü ve iyiliğini duyurmanın da karşılığı olmayacağını söyler.

“Hastaları iyileştirin, ölüleri diriltin, cüzamlıları temiz kılın, cinleri kovun. Karşılıksız aldınız, karşılıksız verin.” (Matta 10:8)

 

Etrafımızda dolanan, muska yapan, Allah için diyerek paranızı alan, Allah için diyerek “kul hakkı” diyerek sizi dolandıran, sizi cinlerden kurtarırım diyerek sizleri kandıran kişileri izlerken nasıl olur da bunca din bezirganı, din tüccarı arasında bizlerin din tüccarlığı yaptığımızı iddia ediyorsunuz diye düşünüyoruz.

 

Kiliselerimize gelirseniz, sizden hiçbir karşılık almadığımızı görürsünüz. Kiliselerimize gelenler bizden dua istiyorlar, cinlerden kurtulmak istediklerini söylüyorlar, şifa arıyorlar, ailelerinin yeniden esenlik içerisinde olmasını istiyorlar ve birçokları da Rab İsa Mesih’in adı ile istediklerini alıyorlar. Bu insanların çoğundan “size ne kadar ödemem gerek?” sorusunu duyuyoruz. Onlara verdiğimiz tek cevap, bizim de karşılıksız kurtulduğumuz ve bu nedenle onlara da karşılıksız verdiğimizdir.

İnsanlar din bezirganlarına binlerce, on binlerce dolar verdiklerini söylüyorlar. Bence bu yazının başlığındaki sorunun onlara sorulması lazım. Biz Tanrı’dan ne aldıysak karşılıksız aldık, Tanrı’dan almış olduğumuz neyi vereceksek karşılıksız veriyoruz.