ÖLÜLERİMİZİ YAKIYOR MUYUZ ?

Yazar: İlyas Uyar

İncil’de ölüleri yakma uygulaması yoktur, tam tersine ölüleri gömmek gibi bir uygulamanın olduğunu görüyoruz. Bu uygulama Eski Antlaşma’dan gelen bir gelenektir. Yıllarca süregelen bir pratiğin ürünüdür. Kutsal Kitap’taki mezar anlayışından yaratılışın başlangıcından bu yana ölülerin gömüldüğünü görürüz. Kutsal Kitap’ta birçok önemli karakterin mezarının olduğunu görebiliyoruz.

Örneğin, Rahel (Yaratılış 35:19-20), Yusuf (Yaratılış 50:25; Mısırdan Çıkış 13:19; Yeşu 24:32), Musa (Yasa’nın Tekrarı 34:5-8), Yeşu (Yeşu 24:29-30), Samuel (1.Samuel 25:1), Davud (1.Krallar 2:10), Vaftizci Yahya (Matta. 14:12), Lazar (Yuhanna 11:17-18), İstefanos (Elçilerin işleri 8:2) ve elbette İsa Mesih (Yuhanna 19:38-42).

Bu örneklerden yola çıkarak Eski ve Yeni Antlaşma’da ölüleri gömmenin bir gelenek olduğunu unutmamalıyız. Bu gelenek kuşaklarca aktarılmış, İsa Mesih’in zamanında da bilinen bir sosyal gerçektir.

“İkisi, İsa’nın cesedini alıp Yahudiler’in gömme geleneğine uygun olarak onu baharatla keten bezlere sardılar.” (Yuhanna 19:40)

İncil’de, insan bedeninin onurlu bir varlık olduğunu, Tanrı’nın duyusal benzerliğini içerdiğini (Yaratılış 1:26-27), diriliş ve öte yaşam için önemli bir rol oynadığını (Romalılar 8:23, 1.Korintliler 15:35-49) görüyoruz. Bu yüzden, Hristiyanlar arasında, ölüleri yakma geleneği pek yaygın değildir. Bedenin, Tanrı’ya olan aidiyeti ve dirilişi konusundaki önemi insan bedenine hassasiyet ve saygı ile bakılması gerektiğini göstermektedir. Tevrat’ın başlangıcından, İncil’in sonuna kadar bu hassasiyetin gömülme aracılığı ile gösterildiğini düşünüyoruz.

Gömülme işleminin yapılmasına neden olan durumlar İncil’in, ölülerin yakılma işlemine karşı çıktığı anlamına gelmez ki İncil’de bu etkinliğe karşı çıkan bir emir veya prensip yoktur. Ancak gömülme işleminin yapılmasını sağlayan nedenler, gömülme işleminin gerekliliğini vurgulamak içindir. Bu gereklilikler zorunluluklar ile karşılaşınca, zorunlu olan durum yerine getirilir.

Örnek olarak Güney Kore, Amerika gibi ülkelerde cesetleri gömme işlemi mezar yerlerinin pahalılığından, cenaze işlemlerinin zorluğundan ve çeşitli imkansızlıklardan dolayı yerine getirilememektedir. Bu konuda İncil’in tavrı, kişinin insan bedenine olan yaklaşımı ve niyetine bakmaktan geçer. Gömülme, yaygın ve Tanrı’dan verilmiş bir gelenek olarak düşünülse de bu geleneğin temelinde, bedenin Tanrı tarafından sağlanmış onurlu bir varlık olduğu anlayışı yatmaktadır.

Bir beden yakılacak ise ve yine de insan bedeninin onurlu varlığına ve Tanrı’nın yaratım amacına uygun bir şekilde yapılmalıdır, İncil bunu engellemez. Yine de kiliselerimizin böyle bir geleneğinin olmadığının bilinmesi gerekir.