LUT & KIZLARI / DAVUT & BATŞEVA

Yazar: Ömer Baysal

Kutsal Kitap’ı açıp okuduğumuzda hiç beklemediğimiz kişilerin büyük günahlar işlediğini görürüz. Hatta, bu kişilerin günah işlemesi ‘Kutsal Kitap’ın ismindeki ‘Kutsal’ kelimesine uymaz diye düşünüyoruz. Çünkü bize göre ‘kutsal’ insanlar günah işlemezler. Birçok kişiye göre Davut ve Lut bu kutsal kişiler arasındadır.

 

Sayfamızda yer alan makalelerin arasında “Peygamberler Günah İşler Mi?” sorusuna cevap vermeye çalıştık çünkü Davut ve Lut farklı inançlarda da peygamber olarak kabul edilir. Hristiyan bakış açısına göre Lut bir peygamber değildir ancak Davut hem kral hem de peygamberdir. Bu kısa girişten sonra bu iki karakterin günahlarının ayrıntılarını inceleyelim.

 

Lut

Lut, İbrahim’in yeğeniydi (Yaratılış 12:5). İbrahim Allah’tan vaat alınca, ülkesini, akrabalarını ve ailesini bırakıp Allah’ın ona gösterdiği yere doğru gitmek için yola koyuldu. Yola çıktığı zaman yeğeni Lut’u da yanına aldı. Lut, onunla beraberken hayvanları çoğaldı ve İbrahim ile ayrılma kararı aldılar (Yaratılış 13). Bu ayrılma, Lut’un hayatında büyük felakete yol açan günahın başlangıcı oldu. Lut İbrahim’den ayrıldığı zaman her türlü cinsel ahlaksızlığın olduğu Sodom kentine yakın bir yere çadır kurdu (Yaratılış. 13:12).

 

Sodom halkı birçok günahın içine batmış ve günah konuda isim yapmış bir halktı (Yaratılış 13:13). Bu şehrin içerisinde yaşayan kişilerin cinsel yönelimleri ve cinsiyet rolleri Allah’ın yaratılışta verdiği kimlikten uzaklaşmış, doğal olan kadın-erkek ilişkisi değişmişti.   Ayrıca Sodom halkı bununla da kalmayarak ensest ilişkiyi bile doğal karşılar hale gelmişlerdi. Öyle ki kızlar babalarıyla bile birlikte oluyorlardı. İşin özü ortadadır, ne aile kavramı ne de cinsel kimlik kavramı vardı. İşte Lut böyle bir şehirde yaşamaya başladı.

 

Kutsal Kitap’ta Allah’ın,  bu şehri yok etmek istediğini ve oraya insan görünümünde iki melek gönderdiğini okuyoruz (Yaratılış 18:21) . Bu meleklerin geldiğini gören kent halkı onlarla yatmak için Lut’un evine saldırır ve Lut, melekleri korumak için onlara kendi kızlarını teklif eder (Yaratılış 19). İlk bakışta Lut’un, melekleri korumak adına akıllıca davrandığı düşünülebilir çünkü ayetlerden melekleri korumak için kızlarını feda etmek istediğini okuruz. Ancak Lut da o halkın arasında kala kala yozlaşmaya başlamışıtr. Lut şu gerçeği göz ardı eder; meleklerin korunmaya ihtiyaçları yoktur, tam tersi melekler insanı korumak için yaratılmış varlıklardır.

 

Kızlarını, sapık bir halkın eline teslim etmeyi kabul eden bir babanın, o kızların gözünde ne kadar değeri olabilir? Lut’un bu davranışı ona çok pahalıya mal olur.  Sodom halkı helak edilince, Lut ve kızları yalnız kalır çünkü Sodom’dan ayrılırken anneleri de helak olur. Kızlarını ahlaksız insanlara teslim etmeyi göze alan bir baba ile  ensest ilişkiyi normal olarak karşılayan bir halkın arasında büyümüş iki kız annesiz ve evsiz kalırlar. (Yaratılış 23-30)

 

Sonuç olarak Kutsal Kitap’ta, birer gün arayla babalarına içki içirip sarhoş ederek onunla yatan iki kızın anlatısını okuruz (Yaratılış 19:30-38). ve İsrail halkının yüzyıllarca başına bela olan Ammon ve Moav halkı bu iki kızdan doğar.

 

Bu hikâyede aklımıza birkaç soru gelebilir.İlk olarak Lut nasıl böyle bir günaha düşer ve ikinci olarak ise böyle ahlaksız bir hikâye kutsal olarak kabul edilen bir kitapta nasıl yer alır?

Öncelikle ilk sorudan başlayalım. Yazının başında anlatıldığı gibi Lut, bir peygamber değil sıradan bir insandır. Peygamber bile olsa şunu göz önünde bulundurmalıyız ki o da bir insandır ve her insan günah işleyebilir. Romalılar 3:23 teki ayet, ”Dünya üzerindeki her insan günah işlemiştir” der. Hristiyanlığa göre peygamberler günahsız değildir. Ayrıca olayın iç yüzüne baktığımızda kızları ona içki içirip sarhoş ederek onunla birlikte oluyorlar, yani bir nevi onu aldatıyorlar. Tabii ki bu durum Lut’un günahsız ya da haklı olduğunu göstermez, yazının başlarında asıl suçlunun o olduğunu söyledik.

 

İkinci ve en önemli soru ise; böyle ahlaksızca bir hikâye kutsal olarak kabul edilen bir kitapta nasıl yer alır? Bu konuda öncelikle şu soruyu sormak  gerekir; Kutsal kitaplarda yazılan her şey uygulamak için midir?  Kutsal kitapların asıl amacı yapılan yanlışları da doğruları da sonuçlarıyla göstererek insanların kendi hayatları için dersler çıkarmalarını sağlamaktır. Bu tür örnekler olmasaydı neyin doğru ya da neyin yanlış olduğunu nasıl anlayacaktık? Aksi takdirde, okuduğumuz her şey doğru olarak karşımıza çıkmış olsaydı, doğru ile yanlış arasındaki mantıksal bağlantıyı göremeyecektik ve yanlışın neden yanlış olduğunu bilemeyecektik. İşte bu hikâyenin Kutsal Kitap’ta yer almasının temel sebebi budur.

 

Davut

Kutsal Kitap, Davut’un günahını anlatırken çok ilginç ayrıntılar verir. Bu ayrıntılardan  Davut’un günaha resmen davetiye çıkarmış olduğunu anlıyoruz.

2.Samuel 11, “ İlkbaharda, kralların savaşa gittiği dönemde, Davut kendi subaylarıyla birlikte Yoav’ı ve bütün İsrail ordusunu savaşa gönderdi. Onlar Ammonlular’ı yenilgiye uğratıp Rabba Kenti’ni kuşatırken, Davut Yeruşalim’de kalıyordu. Bir akşamüstü Davut yatağından kalktı, sarayın damına çıkıp gezinmeye başladı. Damdan yıkanan bir kadın gördü. Kadın çok güzeldi. “

“Davut onun kim olduğunu öğrenmek için birini gönderdi. Adam, “Kadın Eliam’ın kızı Hititli* Uriya’nın karısı Bat-Şeva’dır” dedi. Davut kadını getirmeleri için ulaklar gönderdi. Kadın Davut’un yanına geldi. Davut aybaşı kirliliğinden yeni arınmış olan kadınla yattı. Sonra kadın evine döndü. “

 

Davut’un günah işlediği dönem kralların savaşa gittiği bir dönemdi ama ne hikmetse kendisi savaşa gitmeyip evinde kaldı. Bu esnada evinin damında gezerken Bat-Şeva isimli kadını görüyor ve onu çağırtıp onunla birlikte oluyor. Bu birliktelikten sonra Bat-Şeva  hamile kalıyor.

 

Kadının evli olduğunu bilen Davut, kadını kendine eş olarak alabilmek için kadının kocasını savaşın en şiddetli yerine göndererek onun öldürülmesini sağlıyor.

2.Samuel 11:15,“ Mektupta şöyle yazdı: “Uriya’yı savaşın en şiddetli olduğu cepheye yerleştir ve yanından çekil ki, vurulup ölsün.” 

 

Üstelik Uriya Davut’a  yürekten bağlı ve sadık biri olmasına rağmen bunları yapıyor. Davut kadının kocasının ölümüne neden olarak günahını ikiye katlıyor çünkü hem kadınla yatıyor hem de kadının kocasını öldürüyor.

 

Bütün bu olan bitenden sonra dönemin peygamberi olan Natan Davut’un yanına  gelip ona bir hikâye anlatır. Hikaye, bir adamın çok sevdiği ve gözü gibi baktığı bir kuzu hakkındadır. Kuzunun sahibi ona gözü gibi bakar ve onu büyütür. Ancak bir gün başka bir adam gelir, adamın çok sevdiği kuzusunun canına kıyar. Peygamber bu hikayeyi anlattığında Kral Davut sinirlenir ve kuzuyu öldüren ve kuzunun sahibinin canını yakan adamın öldürülmesi gerektiğini söyler. O an Kral Davut’un önünde duran peygamber bu hikayedeki kötü adamın Davut olduğunu onun yüzüne söyler. Çünkü o da  Allah’ın sevdiği ve değer verdiği bir canı kendi kötü amacı için öldürmüştür (2. Samuel 12:6

 

Sonuç olarak Davut peygamber cezalandırılır. Günah işleyip zina ettiği ve kocasını öldürttüğü kadından olan bebeği hayatta kalamaz ve ölür. Davut hayatı boyunca bu acıyı taşır.

 

2.Samuel 12:16-18, “ Davut çocuk için Tanrı’ya yalvarıp oruç* tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.  Sarayın ileri gelenleri onu yerden kaldırmaya geldiler. Ama Davut kalkmak istemedi, onlarla yemek de yemedi.  Yedinci gün çocuk öldü.”

 

Davut peygamberin yaşadığı bu olay onun hayatının dönüm noktası olur çünkü bu olaydan sonra kendisi yüreğini alçaltır ve tövbe eder. Onun tövbesini Allah’a yazdığı bir Mezmur’da (Mezmur 51:1-4) okuruz.

“Ey Tanrı, lütfet bana,

Sevgin uğruna;

 Sil isyanlarımı,

Sınırsız merhametin uğruna. 

Tümüyle yıka beni suçumdan,

Arıt beni günahımdan.

Çünkü biliyorum isyanlarımı,

Günahım sürekli karşımda. 

Sana karşı, yalnız sana karşı günah işledim,

Senin gözünde kötü olanı yaptım.

Öyle ki, konuşurken haklı,

Yargılarken adil olasın. “

 

Bu olayda, Rab Davut’un bu günahını asla onaylamıyor, aksine bu olaydan dolayı onu cezalandırarak doğan ilk çocuğunu ondan alıyor. Davut’un hayatındaki bu dönüm noktası, onun Allah ile arasındaki ilişkiyi farklı bir boyuta taşıyor. Davut’un, günahı karşısındaki tutumu ve tövbe etmesi bizim için önemli bir örnektir.

 

Sonuç

Bu iki olay bizim için ibretlik olaylardır. Yazının başında değinmiş olduğumuz gibi kitapta yer almasının amacı hayatlarımız için bir ders olmasıdır. Çünkü görüyoruz ki her iki olayda da Rab o durumları tasvip etmiyor ve bereketlemiyor . Lut’un olayında ortaya çıkan Ammon ve Moav halkları sürekli İsrail halkının başına bela olmuştur. Davut’un olayında ise Rab Davut’u ağır bir şekilde cezalandırmıştır.

 

Lut’un yaşadıklarını okumasaydık, Allah’ın ahlaksızlık, cinsel günahlar, yozlaşmışlık konusunda ne düşündüğünü veya ne kadar ciddi olduğunu bilemeyecektik, Davut’un yaşadıklarını okumasaydık Allah’ın yaptığımız günahlara nasıl baktığını ve tövbenin Allah ile aramızdaki ilişkiyi nasıl güçlendirdiğini göremeyecektik.

 

Çok net bir şekilde anlıyoruz ki bu iki olay Rab tarafından kınanmış ve iğrenç olarak kabul edilmiştir. Allah’ın bu konuda verdiği kararlardan bunu görebiliyoruz. Tüm insanlar günah işler ve günahın karşılığını da Rab verir. Okuduğumuz her iki olay, bize Allah’ı ve onun bakış açısını gösterir ve aynı zamanda bize gelecekte yapacaklarımız konusunda örnek olur.

 

Rab İsa Mesih’in kurtaran lütfu sizinle olsun.