BAĞIMLILIKLAR

Yazar: Davut Günbaş

Hristiyanlar bağımlılıklar hakkında ne düşünür?

“Bi’ kereden bir şey olmaz, tadı harika; çok kazandırıyor, sen bakma onlar abartıyor, istediğini özgürce yap…”  Bu tür lafları zaman zaman çevremizde duymuşuzdur. Bunlar bizi köleliğe doğru götüren bir yolun başlangıcıdır ve bu köleliğin adı ise bağımlılıktır.

 

Bağımlılık dediğimiz zaman akla gelen açıklamalardan birisi; bir maddenin ruhsal, fiziksel ya da sosyal sorunlara yol açmasına rağmen kullanılmaya devam edilmesi, bırakma isteğine rağmen bırakılamaması ve maddeyi alma isteğinin durdurulamamasıdır. Bağımlılık kronik bir beyin hastalığıdır. Bağımlılıklardan bahsettiğimizde aklımıza ilk olarak sigara, alkol, uyuşturucu  gelebilir. Ancak bunun yanında modernizmin getirdiği veya günlük hayatlarımızda da çok rastladığımız pornografi, kumar, internet, dijital oyunlar gibi bağımlılıkların olduğunu bilmekte fayda var.

 

Bağımlı olunan şeyler öncelikle sağlığımız için son derece zararlıdır ve aynı zamanda ailemizi, çevremizi ve ekonomimizi kötü yönde etkiler. Bu durumlar karşısında olayın ciddiyetine varıp bu tür maddelerin gerçek anlamda felaket yaratabileceğinin farkında olmalıyız. Yukarıda da belirttiğimiz gibi bağımlılık konusu ciddi bir meseledir ve bu yazımızda Hristiyanlığın bağımlılıklara nasıl baktığına değineceğiz.

 

Dış etkenlerin, özellikle çevremizin, bizi bağımlılıklara itme konusunda büyük bir katkısı vardır. Bağımlılıkların özgürlük olduğunu savunan kimseler ya bir esaretin altında olduklarının farkında değillerdir ya da kendi esaretlerine arkadaş arayan kimselerdir. İncil bu konuya şöyle değinir:

Onlara özgürlük vaat ederler, oysa kendileri yozlaşmışlığın kölesidirler. Çünkü insan neye yenilirse onun kölesi olur. (2. Petrus 2:19)

 

İnsanlar için bağımlılık bir yenilgidir ve doğal olarak kölelik demektir. O zaman anlamamız gereken ilk durum, bağımlılık kavramının özgürlük olmadığı gerçeğidir. Kutsal Kitap bize bedenlerimizin Kutsal Ruhun tapınağı olduğunu ve Kutsal Ruhu kederlendirmememiz gerektiğini söyler.

Tanrı’nın tapınağı olduğunuzu, Tanrı’nın Ruhu’nun sizde yaşadığını bilmiyor musunuz? (1. Korintliler 3:16)

 

Kutsal Ruhun tapınağının emanetçisi olan bizlerin tapınağı temiz tutmak, ona değer vermek ve onu kayırmak gibi sorumlulukları vardır. Tanrı bizi özgür bir hayata davet eder ve aynı zamanda bu özgürlüğün anlamını kavramamızı ister. Kutsal Kitap’ta sigara ve uyuşturucu gibi bağımlılık yapan maddeler  ile ilgili doğrudan bir uyarı yoktur. Ancak Kutsal Kitap’ın bakış açısı bize bu tür durumlar karşısında almamız gereken tavrın ne olduğunu gösterir.

“Bana her şey serbest” diyorsunuz, ama her şey yararlı değildir. Bana her şey serbest” diyorsunuz, ama hiçbir şeyin tutsağı olmayacağım. (1. Korintliler 10:23)

 

Hristiyanların, Kutsal Kitap’ta net olarak değinilmemiş konulara yukarıdaki ayeti referans alarak hareket etmeleri daha doğru olur.Peki, bu bağımlılık eylemleri “yararlı” sayılabilir mi? Sigara veya uyuşturucu “Tanrı’nın yüceliği” için kullanılabilir mi? Veya bu bağımlılıklarla Tanrı’yı bedenimizde yüceltebilir miyiz? Biz bu üç sorunun yanıtının “hayır” olduğunu biliyoruz. Bunun sonucu olarak, sigara içmenin doğru olmadığını ve İsa Mesih’in izleyicilerinin yapmaması gereken bir şey olduğunu söyleyebiliriz.

 

Bağımlılık oluşturan bazı maddelerin sağlık sektöründe çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanıldığı da söylenir. Örneğin, alkol bu maddelerden biridir ve iyileştirici bir madde olarak da bilinir. Özellikle antik çağda (Homeros, Celsus, Hippokrat) yaraların üzerine şarap döküldüğü ve alkolün  hem  yaraların tedavisinde hem de temizlenmesinde önemli rol oynadığı bilinmektedir. Ayrıca İncil’de mide sorunu yaşayan Timoteos’a Pavlus şarap içmesi tavsiye eder. (1.Timoteos 5:23) Burada tavsiye edilen madde kişiye sarhoş olması için tavsiye edilmemiştir, aksine kişinin fiziksel olarak sağlığına katkısı olacağı düşünüldüğü için bir ilaç niteliğinde tavsiye edilmiştir. 

 

İncil de sarhoşluğu doğru bulmaz. İncil,

 “Şarapla sarhoş olmayın, bu sizi sefahate götürür. Bunun yerine Ruh’la dolun…” (Efesliler 5:18) der.

 

Bağımlılık yaratabilen maddelerin kullanımlarının doğru olmadığını bilmekle beraber bunları kullanan insanların kurtulmamış olduğunu söylemiyoruz. Sigara ve alkol kullanıp İsa Mesih’e iman eden birçok gerçek inanlı vardır. Sigara ve alkol kullanmak bir insanı kurtulmuş olmaktan alıkoymaz, bir insanın kurtuluşunu kaybetmesine de neden olmaz.

Ancak her ilişkide olduğu gibi Tanrı ile olan ilişkimizde de Tanrı bizi bir bütün olarak kendine ister. Alkol ve sigara Tanrı ile olan ilişkimizde Tanrı’ya odaklanmamıza engel olur. Sigara içmek için kiliseden çıkan, dua etmeyi bırakıp alkol ihtiyacını gidermeye çalışan kişiler Tanrı ile olan ilişkilerinin yavaş yavaş bozulduğunu görecektir. Tek sebep bu da değil; Şeytan doğası gereği Tanrı’ya inananları suçlar ve onları Tanrı’dan uzaklaştırır. Sigara ve alkol kullanan kişilerin taşıdıkları vicdani ağırlık açık bir yara gibi sürekli kanamakta ve kişiyi iman hayatında felç etmektedir.

 

Bununla birlikte, bağımlılığın üstesinden gelmek için destek alınıp adımlar atılması gerektiğini düşünüyoruz. Dünyada  yaşayan herkes belirli sorunlarla yüzleşip bu maddelere eğilim gösterebilir. Tabii ki günün sonunda bağımlılık ortaya çıkar ve bir anlık eğiliminiz hayatınızı etkileyecek büyük bir soruna dönüşebilir. Bu bir süreçtir ve bu süreç yukarıda saydığımız bahane cümleleri ile ilerler. Sonuç ise köleliktir.

 

Peki o zaman bağımlılığa karşı verdiğimiz mücadelemizin bir anlamı yok mu? Elbette var ancak mücadelemizi yalnız başımıza veremeyiz. Çevremizde bağımlılık sorunu yaşayan kişilerin, bu sorunları tek başlarına çözemediklerini itiraf ettiklerini görürüz.

 

Bağımlılıklardan özgür olmak yalnızca İsa Mesih’le gerçekleşir. Eğer İsa Mesih’e gelip tüm sorunlarımızı ve bağımlılıklarımızı itiraf ederek diz çökersek bizi arındıracaktır. Kutsal Ruh ile yeni bir yaşam sağlayıp bizi temiz bir yaşama kavuşturacaktır.

Beni güçlendirenin aracılığıyla her şeyi yapabilirim. (Filipililer 4:13)