ADVENT – HAZIRLIK

Yazar: Erkan Fırat

Advent:

Kilise takvimine göre varış anlamına gelen Advent ya da Latince Adventus döneminin ikinci haftası olan HAZIRLIK haftasına girmiş bulunmaktayız.

Bu dönem, Tanrı’nın beden alıp aramıza gelişini kutladığımız bir dönem oluyor.

 

Aynı zamanda Advent; 2021 yıl önce beden alıp bu dünyaya gelen İsa Mesih’in, göğün bulutları üzerinde ikinci gelişini büyük bir özlemle beklediğimizi gösteren fiziksel bir simgedir.

Geçen hafta umudu simgeleyen mumu yaktık. Bu daha çok O’nun vaadi ve O’nun umudu anlamına geliyor. Bu pazar ise kiliselerimizde ikinci mumu yakacağız, bu mum da hazırlık mumudur. O’nun ışığına ve O’na hazırlanmak anlamına geliyor.

 

Vaatler:

Bizler Mesih’in ikinci gelişini bekliyoruz ve Mesih’in ikinci gelişine hazır olmamız gerekiyor. Bunun için de hazırlık yapmamız gerekiyor. Peki nasıl hazır olabiliriz? Eski Antlaşma dönemine bakarsak, Tanrı’nın halkıyız diyenler Mesih’in ilk gelişine hazır olamadılar. Yani Tanrı’nın halkıyız diyenler; Ferisiler, Sadukiler, din bilginleri ve Yasa uzmanları, Kutsal Kitap’ın yazdıklarını görmezlikten geldikleri için İsa’nın doğumuna tanıklık edemediler.

 

Oysaki Tanrı: “Hazırlanın, çünkü; Karanlıkta yürüyen halk büyük bir ışık görecek; Ölümün gölgelediği diyarda yaşayanların üzerine ışık parlayacak” (Yeşaya 9:2) demişti;

“Hazırlanın, çünkü; İşay’ın kütüğünden yeni bir filiz, bir fidan meyve verecek, halklara sancak olacak. Veuluslar O’na umut bağlayacak” (Yeşaya 11:1,10 ; Romalılar 15:12) demişti; “Hazırlanın ve hazır olun çünkü; Yahuda boyları arasında önemsiz olan Beytlehem’de İsrail’i benim adıma yönetecek olan (Kral) çıkacak” (Mika 5:2) demişti.

 Ve “İşte size bir belirti: kız gebe kalıp bir oğul doğuracak ve adını İmmanuel koyacak” (Yeşaya 7:14) demişti.

 

Ama ne yazık ki Tanrı’nın halkıyız diyenler bu vaatlere rağmen hazır olamadılar. Bırakın hazır olmayı, tam tersine kulluk etmek için başka ilahların ardınca gittiler, elleriyle yaptıkları putlarla Tanrı’yı öfkelendirdiler, her şeye egemen RAB’bi kutsal saymadılar, fesada gebe kalıp günah doğuran, dik başlı ve inatçı bir halk oldular.

Ama şunu unutmayalım ki, Rab vaadini yerine getirmekte gecikmez çünkü:“Tanrı insan değil ki, yalan söylesin; insan soyundan değil ki, düşüncesini değiştirsin. O söyler de yapmaz mı? Söz verir de yerine getirmez mi?” (Sayılar 23:19) Yani o gelecek!

 

Davet:

Ve Yeni Antlaşma halkı olarak Mesih’in ikinci gelişine hazır olmalıyız.  Hazır değilsek de hazırlanmalıyız çünkü bu hazırlığa davet ediliyoruz. Kelam, “Gelin Babamın önceden belirlediği, seçtiği, çağırdığı, akladığı ve yücelttiği kişiler” diyor, “GelinKuzu’nun düğün şölenine çağrılmış olanlar, sizin için hazırladığım krallığı gelin ve miras alın” (Vahiy 19:9).

“Gelin Ey susamış olanlar, sulara gelin, parası olmayanlar, gelin, satın alın, yiyin, gelin şarabı ve sütü parasız, bedelsiz alın” (Yeşaya 55:1-2)  diyor yani Tanrısal bir davet var.

 

Neye davet ediliyoruz?

Göksel krallığa davet ediliyoruz. Ama ne yazık ki dünya halkları İsa Mesih’in bu davetiyle çok fazla ilgilenmiyorlar. Dolayısıyla, İsa Mesih’in gelişiyle ilgili de bir hazırlıkta yapmıyorlar.

Peki biz, imanlılar olarak Mesih’in ikinci gelişine hazır mıyız? Çünkü Rab bir gün gelecek ve “Kudretli Olan’ın sağında oturduğunu ve göğün bulutlarıyla geldiğini göreceğiz(Markos 14:62). Kelam, “Her göz O’nu görecek. Bedenini deşmiş olanlar bile görecek” (Vahiy 1:7) diyor. Ama daha zaman var der ve aldığımız daveti bir kenara bırakırsak, dünyasal olan şeylerle ilgilenirsek, sadece gezip, dolaşıp keyfimize bakarsak o zaman vay halimize!

 

Bakın, eski dönemlerde İsrail’de bir kız ve bir erkek nişanlandıktan sonra kız, babasının evinde 1 yıl daha “fiziksel olarak” kalmaya devam ederdi. Düşünce olarak babasının evinden ayrılmış olurdu, düşünce olarak babasının evini bırakmış sayılırdı. Bir yıl boyunca kendisini evleneceği adama hazırlardı. Çeyizini hazırlar, eksiklerini düşünür ve tamamlardı; damat ise gelini için yeni bir ev inşa ederdi.

 

Hayal edin, damat bir yılın sonunda hiç beklenmedik bir anda ve güzel bir hediye ile gelinini babasının evinden almaya geliyor ve düğün sonrası çift yeni evlerine yerleşiyor.

Bu bizim İsa’yla ilişkimize ne kadar da çok benziyor, değil mi? Çünkü bizler de Pavlus’un dediği gibi İsa’yla nişanlandık. Ve damat bizim için yeni bir ev inşa ediyor.

 

Ne dedi İsa?  “Yüreğiniz sıkılmasın çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum. Gider ve size yer hazırlarsam, siz de benim bulunduğum yerde olasınız diye yine gelip sizi yanıma alacağım” (Yuhanna 14:13) dedi. Damat bir gün beklenmedik bir anda gelecek. Her ne kadar damadın geleceği ana kadar fiziksel olarak bu dünyada kalsak da düşünce olarak artık bu dünyadan ayrılmış ve bu dünyayı bırakmış olmalıyız. Çünkü artık damadın gelinleriyiz ve kendimizi damada hazırlamalıyız. Çeyizimizdeki eksikleri düşünüp tamamlamalıyız. Çünkü Mesih hiç beklenmedik bir anda büyük bir tantana ve gürültü ile bizi, yani kilisesini almaya gelecektir. Ama İsa’nın ne zaman geleceğini bilmiyoruz. İsa’nın ikinci gelişiyle ilgili Tanrı’nın takvimine baktığımızda bize verilen tarih “her an bir hırsız gibi gelebilir”.

 

İsa “İşte tez geliyorum” (Vahiy 22:12) dedi, eğer daha gelmediyse bu bize karşı sabrettiği içindir. Çünkü hiç kimsenin mahvolmasını istemiyor, herkesin tövbe etmesini istiyor. Bunun için Yahya peygamber insanlara “Hazır olun, hazırlanın çünkü kral geliyor” (Luka 3:1,8) diye seslendi. İnsanları tövbe etmeye ve hazır olmaya davet etti. Kendisine gelen kalabalıklara “bundan sonra tövbeye yaraşır meyveler verin” diye haykırdı. Çünkü tövbeye yaraşır meyveler vererek İsa’nın gelişine hazır olabiliriz. Yani Yahya, bir anlamda Kralın gelişini ayakta bekleyin diyordu.  

 

Çünkü balta, ağaçların köküne dayandı ve İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılacak. Ve Kral olan Mesih’in yabası, harman yerini temizlemek ve buğdayı toplayıp ambarına yığmak için elinde hazır duruyor. Bakın İsa, yabası elinde ve gelmeye hazır. Bizler de tövbeye yaraşır meyveler vererek İsa Mesih’in gelişine hazır olmalıyız.

 

Neden? Çünkü Kral geliyor ve Kral geldiği zaman siz aynı şekilde kalamazsınız. Temizlenin, üzerinizdeki pisliği atın, kutsallık yolunda gayretli olun. Kral geliyor!

 

Öyleyse Ne Yapalım? :

Ben bu soruyu düşündüğümde aklıma, Pavlus’un Efeslilere yazdığı mektupta, 4. ve 6. bölümlerde sözünü ettiği Tanrı’nın Sağladığı Ruhsal Silahlar” geliyor. Eğer gerçekten Mesih’in gelişine hazır olmak istiyorsak, ilk önce yapmamız gereken aldığımız çağrıya yaraşır biçimde yaşamamızdır. Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olmamızdır. Birbirimize sevgiyle, hoşgörüyle davranmamızdır. Ruh’un birliğini, esenlik bağıyla korumaya gayretli etmemizdir.

 

Eğer gerçekten Mesih’in gelişine hazır olmak istiyorsak, o zaman Tanrı’nı her birimize verdiği armağanları kullanmalıyız. Belimizi gerçekle kuşatmış, üzerimize doğruluk zırhını ve  ayaklarımıza esenlik müjdesini giymiş, elimize iman kalkanını almış, başımıza kurtuluş miğferini takmış, Ruhun kılıcı olan Tanrı sözünü tutmuş bir imanlı olarak ayık ve uyanık bir şekilde yerimizde durmalıyız.

 

Eğer bunları yapıyorsan kardeşim o zaman sen de hazır olduğunu varsayabilirsin!

İsa,  kandilleriniz yanar durumda hazır olun, dedi. Düğün şenliğinden dönecek olan efendilerinin gelip kapıyı çaldığı an kapıyı açmak için hazır bekleyen köleler gibi hazır olun dedi. Çünkü efendi geldiğinde uyanık bulunan köleye ne mutlu! (Luka 12:35-37)

Ne mutlu Mesih gecikti diye uyumayan adama ve kadına! Ne mutlu Mesih geldiğinde hazır olana! Çünkü onlar Mesih’in düğün şölenine gidecek olanlardır. (Matta 25:5-10)