PASKALYA NEDİR? NEDEN ÖNEMLİDİR?

Yazar: Özgür Uludağ
Okuma Süresi: 4 Dakika

Kiminin çörek yaptığı, kiminin yumurta boyadığı ve boyalı yumurtalar dağıttığı, kimininse tavşan resimleri ve bol çikolatalar eşliğinde kutlama yaptığı bir dönemdeyiz. Paskalya denildiğinde bazılarının aklına ilk olarak bunlar gelir. Oysa Hristiyan inancı için takvimdeki şüphesiz en önemli bayram olan bu dönem, Rabbimiz İsa Mesih’in dirilişini kutladığımız bir bayramdır.  Bu sene Katolik ve Protestanlar tarafından 17 Nisan, Ortodokslar tarafından ise 24 Nisan’da kutlanacak olan Paskalya, yani Diriliş Bayramı dönemindeyiz. Peki bu gelenekler ve eğlenceli olan şeylerin arasında gerçekten Paskalya’nın altında yatan derin anlam nedir?

 

Paskalya, aslında Hristiyanlar için çok önemli ve eski bir bayramdır. Hristiyanlar tarafından yaklaşık 2000 yıl önce gerçekleşmiş olan bir eylemi anmak ve bu eylem aracılığıyla kazanılmış büyük kurtarışı ve bereketi zaferle kutladığımız bir bayramdır. Bu büyük olay, İsa Mesih’in ölümden dirilmesidir. İsa Mesih, Eski Ahit’te, Yeşaya 53.bölümde söylendiği üzere ele verildi, öldürülüp gömüldü ve üçüncü gün ölümden dirilerek Tanrı’nın çok önceden vermiş olduğu sözü doğruladı, yerine getirdi.

 

Ölümü ise hem inananı hem de inanmayanı ilgilendiren bir sebepten dolayı gerçekleşti. Hristiyan inancına göre Âdem ve Havva’dan bu yana süre gelen günah ve ölümlülük bizleri Tanrı’dan ayırdı ve O’nun kutsallığına yaklaşamaz bir duruma getirdi. Başlangıçta Tanrı’yla birlikte, kutsal bir şekilde yaşayan insanoğulları, Âdem ve Havva’nın işlediği günah sonrası Tanrı’yla olan bu mükemmel ilişkiyi kaybetti. Yaşadıkça da günahın yozlaşmışlığıyla her zaman daha da Tanrı’dan uzaklaştı ve zamanla artık sadece kendi benliğiyle günah üreten bir fabrikaya dönüştü. Bundan dolayı Tanrı, İsa Mesih aracılığıyla dünyaya geldi ve insanların nasıl yaşaması gerektiğini Rab İsa Mesih aracılığıyla bizlere gösterdi. Bu yol gösterme, sadece kutsal bir yaşam sürerek olmadı, aynı zamanda büyük bir fedakârlıkla insanlar için kendisini çarmıhta feda etmesine kadar gitti.

 

İncil’in Romalılar 6:23 ayeti der ki; Çünkü günahın ücreti ölüm, Tanrı’nın armağanı ise Rabbimiz Mesih İsa’da sonsuz yaşamdır. Ölümlü olan insanoğlu, bu fiziki ölüm dışında acı bir gerçek olan ruhsal ölümü de tatmak istemiyorsa, bunun ücretini kendi kanı ve bedeniyle ödemiş olan İsa Mesih’e gelmelidir. Bu sayede sonsuz yaşama kavuşur ve İsa Mesih’in dirildiği gibi Onunla birlikte dirileceğine de güveni tam olur.

 

İsa dirildi, gerçekten dirildi! Bu, Hristiyan inancı için büyük bir sevinç ve kurtuluş beyanıdır. Peki ya Hristiyan olmayanlar için? Bundan bana ne diyenler? Aslında bu olay hepimizi ilgilendiriyor ve bugün, bu mesajı duymanızın önemli olduğunu düşünenlerdenim. Eski Ahit’te, Yeşaya 53:5-6 şöyle der: “Oysa, bizim isyanlarımız yüzünden onun bedeni deşildi, bizim suçlarımız yüzünden o eziyet çekti. Esenliğimiz için gerekli olan ceza Ona verildi. Bizler onun yaralarıyla şifa bulduk. Hepimiz koyun gibi yoldan sapmıştık, Her birimiz kendi yoluna döndü. Yine de RAB hepimizin cezasını ona yükledi.”

 

Bu nedenle hepimizi ilgilendiren bir diriliş haberi olduğunu söylemek yerindedir. Özellikle Hristiyanlar için; imanın temelini ve en büyük dayanağını bu diriliş haberi oluşturmaktadır. Tanrı, bu diriliş ile kurtuluş yolunu açmış ve lütfunu bizlere göstermiştir. Yeşaya’da geçen bu ayetler, İsa Mesih’in fedakârlığını ve bizler için yaşamış olduğu sıkıntıları henüz İsa dünyaya gelmeden yaklaşık 700 yıl önce bizlere aktarmıştır.

 

Henüz inanmayanlar için ise müjde, İsa Mesih’in Yuhanna 11:25-26 ayetlerinde söylemiş olduğu bu harika sözlerde saklıdır: “İsa ona, ‘Diriliş ve yaşam Ben’im’ dedi. ‘Bana iman eden kişi ölse de yaşayacaktır. Yaşayan ve bana iman eden asla ölmeyecek. Buna iman ediyor musun?’” Kendisinin dirilişi, bu ayetlerin harika bir şekilde yerine geldiğini göstermektedir. Aynı zamanda kendisine iman edenlerin, O’nun dirilişine de en önemli kanıt oldukları söylenebilir.

 

 Paskalyayı kutluyoruz, önemli görüyoruz çünkü Tanrı, İsa Mesih aracılığıyla dünyaya geldi ve bizim yaşamamız gereken hayatı yaşadı. Aynı zamanda biz yaşayabilelim diye, bizim hak ettiğimiz ölümü kendisi üzerine aldı. Bu haber, kutlamamız için yeterli ve değerlidir! Henüz O’nu tanımayanlar için de bu kutlama, bir iman fırsatı ve bir davettir.

Rabbimiz İsa Mesih’in Tanrısı ve Babası’na övgüler olsun. Çünkü O büyük merhametiyle yeniden doğmamızı sağladı. İsa Mesih’i ölümden diriltmekle bizi yaşayan bir umuda, çürümez, lekesiz, solmaz bir mirasa kavuşturdu. Bu miras sizin için göklerde saklıdır.” (İncil/1.Petrus 1:3-4)