Kot Pantolonlu İsa

İsa’yı iki bin yıl öncesinin insanı olarak görmeye o kadar alıştık ki heralde O’nu günümüzün giysileriyle düşünmek bize tuhaf geliyordur. O’nu bizim gibi giyinmiş görmek ilginç olurdu, değil mi? Şu anlık, şimdilik ezberlerimizi unutalım. Düşünün bir… Mesih aramızda şimdi yaşıyor. İsa bizim gibi giyiniyor, bizim yediklerimizi yiyor, bizim gibi konuşuyor. Nasıl görünüyor İsa? Nasıl konuşuyor? Nasıl biri?

Umudumuz İsa Mesih

İsa’nın dirilişini kutlamaya yaklaştığımız bu günlerde, aynı zamanda günden güne O’nun ölümüne yaklaşıyoruz. Çarmıha dek gün gün neler olmuş, biz de O’nun adımlarını yeniden takip ediyoruz. Son anlarda öğrencilerin O’nu nasıl terk ettiğine içten içe içerliyoruz. Petrus’un düşünceleri içimizde beliriyor: ‘Ben olsam bırakır mıydım, bence bırakmazdım, yani çok büyük bir olaya tanık oluyorlar, zor tabii, korkutucu ama neler gördüm ben, sanmam bırakacağımı… kadınlar çarmıhta bile yanındaydı, ben de O’nu bırakmazdım…’ Eğer bir süredir Mesih’i tanıyorsanız, bu ateş, bu istek çok takdir edici ve samimidir de. Ama eğer birçok yılı ve badireyi Rab’le birlikte atlatanlardansanız, şunu bilirsiniz, belki o an O’nu gerçekten bırakmadınız ama iman hayatınızda zayıf olduğunuz anlar oldu.

TARSUSLU PAVLUS KİMDİR?

Pavlus’a, Hristiyanlık inancının mimarı gibi roller atfedildiğini duymuşsunuzdur. Hatta bazı kişiler o kadar ileri giderler ki Pavlus’u Hristiyanlıktan çıkarsak geriye pek bir şey kalmayacağını söylerler. Sanırım Pavlus bunları duysa üzülürdü. Bunların hepsi insana özgü, yanlış yorumlardır.

Ravi Zacharias’ın Yürek Yakan Sonu

Keşke böyle sonlanmasaydı, keşke ipi göğüsleyip eleştirilecek, ayıplanacak bir yön bırakmadan hizmet bayrağını teslim edip sevdiği Rabbine gidebilseydi. Bunun yerine ardında gözü yaşlı, öfkeli ve aldatılmış büyük bir kitleyi bırakarak aramızdan ayrıldı…

DÜNYADA NEDEN BU KADAR ACI VAR?

Tanrı’dan gelen terbiye edilişin, sevgisinden doğduğunu ve insanları büyütmek için geliştirilen zorlu engeller olduğunu söyleyebiliriz.